Mimarım Vedat TEK

     1873 – 1942 yılları arasında yaşamış olan Vedat TEK, Osmanlı vezirlerinden ve Bağdat Valilerinden Girit’li Sırrı Paşa ile şair ve besteci Leylâ Hanım’m çocukları olarak dünyaya gelmiştir, tam anlamı ile elit bir aile çevresi içinde yetişmiştir. Daha aile çevresinde sanata verilen değer ve yaratılan sanatsever ortam onun gelişmesinin önemli etmenlerinden biri olmuştur.
Vedat TEK’in üç kardeşinden,
– Yusuf Razi Demirbel Paris’te inşaat mühendisliği okumuş, İstanbul Şehreminliği, “Posta Telgraf Nazırlığı” ve “Nafia Nazırlığı” yapmış, devrinin ünlülerinden biri olarak belirmiştir.
– Piyanist olan kızkardeşi Nezihe Beler, batı musikisi besteleri yapmıştır.
– Üçüncü kardeşi ise elektrik mühendisiydi.
Galatasaray lisesinin ikinci sınıfına kadar okuyup sonra Parise giden Vedat bey, orada önce “Ecole Monge’ü bitirmiş, sonra “Academie Julien” de resim, “Ecole Centrale” da mühendislik okumuş, sonra yüzlerce kişinin katıldığı yarışma sınavını kazanıp “Ecole National des Beaux Arts” a seçilen dokuz kişi arasında yer almıştır. Özellikle matematik konularında çok yetenekli olduğundan ayrıca “Licenciée des Mathématique” derslerine de katılmıştır. Kendisini tanıyanlar matematik dışında resim, heykel alanlarında da olgun bir becerisinin olduğunu belirtirler.
Mimarlık öğrenimini tamamladıktan sonra ünlü ve geleneksel Roma Ödülü’ne ( Prix de Rome ) çalışmak istemiş, yabancı olduğu için kendisine izin verilmeyince hocası Moyav’nun Fransız Cumhurbaşkanına başvurması sonucu izin alınmıştır. Mimar Vedat’ın buradaki çalışması sonucu kazandığı ’ Légion d’honeur’ nişanı kendisine sonraları yurda döndükten sonra verilmiştir.
Paris’te dokuz yıl kalmasına, oradaki formel eğitimin yanında gördüğü mimarlık ürünlerinden pek çok etkilenmesine rağmen Türkiye’de bunların som taklitlerini uygulamak istememiş, buradaki yapıtlarına Türkiye’ye özgü bir nitelik kazandırmak için Paris’te öğrenemediği konular olan Arabesk, Osmanlı, Selçuk Mimarlığı üzerinde çalışmış, tarihsel Türk mimarlığını kendi yapıtları için kaynak olarak kullanmaya çabalamıştır.
İstanbul’da kendi mimarlık bürosunu açtığında çağın toplumu tarafından olay hayretle karşılanmış bir Türkün mimar olamıyacağı saplantısı mimar Vedat’ın karşılaştığı önemli zorluklardan biri olmuştur. Çünkü, o güne kadar genellikle yerli hıristiyan azınlık ile İtalyan, Fransız kökenli ithal ustaların tekelinde olan mimarlık hizmeti Türklerin beceremiyeceği bir meslek olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Bu koşullamayı yok etmekte Vedat Tek’in kişisel çabasının özellikle bir etkenliği olmuştur. Bu çaba diğer yandan tüm ticaret, vb. eylemler gibi horlanan ve Türklere yakıştırılmayan mimarlık mesleği için bir aşama olmuş, bu aşama Cumhuriyet Türkiye’sinde özellikle ATATÜRK tarafından desteklenmiştir. Türk mimarlığına olağanüstü olanakların sağlanması belki ilk mimarlara duyulan güvenle olabilmiştir.
Mimar Vedat 1897 yılında Paris’teki öğrenimini bitirip İstanbul’a dönmüştür. 1899 yılında şehremaneti mimarlığına atanmış özellikle Cemil Topuzlu Paşa’nın şehreminliği süresince “Heyet-i Fenniye Reisi” olarak çalışması ile dikkat çekmiştir. 1905 yılında “Posta Telgraf Nezareti” mimarlığına atanmış, kendisinin en büyük yapıtı olarak bilinen Sirkeci’deki Büyük Postane bu çalışma süresinin ürünü olarak belirmiştir. 1908 de 31 Mart olayından sonra yönetime geçen Mehmet Reşat kendisini baş mimarlığa atadı. Dolmabahçe sarayına yaptığı (kalorifer binası vb. ) ekler bu devirde yapılmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Enver Paşa tarafından atandığı “Harbiye Nezareti” baş mimarlığında üç yıl görev almıştır. Veliefendi Hipodrom projesini ve Enverpaşa köşkünü bu süre içinde tasarlamıştır. Sonraları bir süre Mustafa Kemal’in mimarlık hizmetlerini yapan Mimar Vedat “Çankaya Gazi Köşkü” ekleri ve “Halk Fırkası Mahfeli” yapılarını tamamlamış, Ankara Palas yapısı temel düzeyinde iken ayrılıp bütünüyle İstanbul’a yerleşmiştir.
İzmit Saat Kulesi’nin Projesi Vedat Bey tarafından, uygulaması ise Bahçecikli bir osmanlı Ermensi olarak geçen  Mihran AZARYAN tarafından bazı değişikliklerle yapılmıştır.

Araştırmalar Uğur ÇAĞLAR’a ait olup izinsiz kopyalanamaz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir