Ben Saat Kulesiyim

Ben Güzelim İzmit’in sembolü bir Saat Kulesi’yim.
Beni bir Osmanlı Padişahı’nın yaptırdığı sanılır. Oysa yaptıran, Dönemin İzmit Belediyesi yönetimidir.
Anlaşılan sizde benim yapılış öykümü merak ediyorsunuz….

Kısaca aslında olaylar şöyle gelişti…

33 yıl süren Sultan II. Abdülhamid saltanatına hediye olarak ama aynı zamanda da fikrin ortaya çıktığı dönemde insanlara zamanı gösterme amacıyla İzmit’te yaptırılan ve bugüne kadar ayakta kalabilen 3 yapıdan biriyim. Sultan Abdülhamid in tahta çıkışının 25. cülus (sene-i devriyesi) dolayısıyla, İzmit mutasarrıflığının denetiminde dönemin İzmit Belediyesi yönetimine yaptırıldım.

Osmanlı Devletinin tüm vilayetlerinde ve vilayetlerine bağlı önemli yerleşim birimlerinde Abdülhamid’in 25.yıldönümü için çeşmeler, binalar ve saat kuleleri inşa edilmiştir.

II.Abdülhamid’in 25. tahta çıkış yıldönümü, diğer yıldönümlerinden çok daha tantanalı ve masraflı olmuştur. Bütün gazeteler bu özel gün dolayısıyla yayınlar yapmıştır. Fabrikalar ve ticari kuruluşlar saraya hediyeler götürerek, padişaha olan bağlılıklarını göstermiştir.

Hereke Fabrikası da bu özel gün için, 24 metre uzunluğunda ve 9 metre genişliğinde bir büyük, iki de küçük ipek halıyı bu özel güne yetiştirmişti. Halıcı kızlar bu halılar için aylarca mesai yapmış ve halıları istenilen zamanda bitirebilmişti.

Karamürsel Cuha ve Şayak Fabrikası da ürettiği kumaşlardan oluşan hediyeleri saraya takdim etmiştir. Ayrıca ressam Tevfik Bey’in yaptığı Karamürsel Fabrikası’nın güzel bir sulu boya tablosunu da, minekari bir çerçeve içinde padişaha sunmuştu.

Kutlamalar günlerce devam etmiş, gazeteler, her vilayetin yaptığı etkinlikleri birinci sayfasında günlerce yayınlamış. Vilayetlerden gelen padişaha bağlılık ve tebrik telgraflarını da yayınlayarak halka duyurmuşlardı.

İzmit Mutasarrıflığı’nın 19 Ağustos 1900 tarihinde yazdığı ve gazetelerde yayınladığı ilanı şöyle başlıyordu.

“İzmit Mutasarrıflığı’ndan:

İzmit’te kain Kasrı Hümayun saltanat kapısının yanında bulunan sahada Cevaz Hümayun Hazreti Hilafetpenahinin yirmibeşinci sene-i, devriyesi münasebeti celile ve cemilesiyle, inşası makrun müsaade-i seniye cenabu malukane buyurulmuş olan cesim saat kulesinin…”
diyerek devam eden İzmit Mutasarrıflığı’nın ilanı, İzmit’te bir saat kulesi inşa etmek için harekete geçildiğini duyurmaktaydı.

Oysa hesaplanan duruma göre benim inşaatım bu tarihte çoktan bitirilmiş ve açılışımın yapılmış olması gerekmekteydi. İzmitliler bu özel gün için bir şey yapamamış ancak ilanlar aracılığı ile bir saat kulesi (yani beni) inşaa edeceklerin söz vermişlerdi.

İzmit Belediyesi, benim için hareket geçmiş, dış görünüşümü mimara çizdirmiş, göstereceğim saatleri Avrupa’ya sipariş etmişti. İnşaatımı da İzmit Ermeni mimarın denetiminde ihale etmişti. Ve inşaatımın temeli özel bir tören ve yapılan dualarla ilanın yayınlandığı gün olan  19 Ağustos 1900 günü atılmıştı.

Şimdi sıra para bulup benim inşaatımı tamamlamaya gelmişti… Belediye acil olan sorunlarını çözmeye uğraşırken, imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle benimle ilgilenememişti. Ve aylar geçtiği halde kazılan temel çukuru öylece kalmıştı. Kış geçip bahara gelindiğinde İstanbul gazetelerinde İzmit Belediyesi hakkında olumsuz yazılar çıkmaya başlamıştı. ….